GÜL GÜLİZAR AYALP CİNAYETİ VE KAÇARAK EVLENEN ALEVİ KIZLARI
Ardından küçük çocukları 5 aylık Kürşat ile 8 yaşındaki Berat'i bırakan Gül Gülizar Ayalp, Pazarcık'ın Narlı Cemevi’nde düzenlenen törenle ebediyete uğurlandı.
Kemal Ayalp denen şahıs çeşitli adi suçlardan sabıkası olan, yıllarca hapis yatan uyuşturucu ve benzeri birçok şeyin bağımlısı olan, nerede sabah orada akşam halinde yaşayan tipik bir serseri. Fakat bu durum onu dini anlamda konumlandırdığı kimliğinin fanatikleri arasında da olmasına engel olmuyor. Evlendikten sonra ilk iş Alevi olan karısını kapatıp Sünnilik gerekliliklerinin hepsini itinayla yaptırtıyor.
Aslında bu anlamda kamuoyunda büyük tepkilere neden olan bu dramın; kültürel ve inanç anlamında aralarında büyük bir uçurum olan evliliklerin irdelemek açısından ilginç bir yönü bulunuyor.
Ailesinin ve kayın validesi Sibel Ayalp'in açıklamalarına göre (bu caninin hapiste olmadığı zamanlarda) tüm evlilikleri boyunca Gül Gülizar Ayalp sürekli çeşitli işkencelere ve şiddete maruz kalmış. Aralarındaki anlaşmazlığın ana nedeni bu kültür ve inanç farkı olmayabilir ama en önemli tetikleyici nedenlerinden birisinin bu olduğuna şüphe yok. Çünkü bir ilişkide sevgi bittiği zaman bilinçaltı nefreti kusma bahanelerinin gerekçeleri arasında bu gibi detayları çok aktif bir şekilde kullanıyor. Nefretin esiri olan bilinçaltı karşındakine yapılan işkence, şiddet ve hakareti arkasında (Alevilere karşı) hissettiği toplumsal önyargıları da kullanarak kendine tutunacak bir meşruiyet buluyor. Nihayetinde burada nefretin öznesine dönüşen Gül evlenmesinin ardından zorla türbana büründürülmesine, onun kültür ve inancına ondan daha çok benzeşmek zorunda kalmasına rağmen kurtulamıyor. Yıllarca hapis yatan Kemal Ayalp denen cani, uyuşturucu ve alkol kullanmasına rağmen kendini aidiyet anlamında bu dini çemberin merkezinde konumlandırmaya devam ediyor. Öyle ki bu cani katil sadece doğuştan edindiği kendince üstün dini kimliğinin bilinçaltıyla kendini çeken kameralara 4 parmağını gösterip rabia işareti yaparak, giderayak bir Alevi katletmenin özgüveniyle dinci kamuoyuna ve iktidarın arka bahçesine dönüşen yargıya "ben de sizdenim" mesajı veriyor.







Yorumlar