CHP'NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI MUHARREM İNCE



CHP'nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki isimler yönünde belirtilen "ibre" öngörülemeyen bir borsa gibi her an değişebiliyor. Bir gün bir isim ön plana çıkıyor, ertesi gün bambaşka bir ismin olma ihtimalinin yüksek olduğu dile getiriliyor. Bunların hepsi CHP kulislerinde konuşulup, CHP yönetimine de iletiliyor. Bir kısmı bu söylentilerin kulisten genel merkeze yayıldığı ve onların da olabilir dediği, bir kısmı ise genel merkezden kulislere sirayet eden isimler olduğu söyleniyor. 

Genel Merkez baştan beri çok belirgin bir şekilde adayımız kesin şu olacak demediği için yarısı AKP'li veya AKP kökenli olmak üzere bugüne kadar birçok isim ifade edildi. Bu anlamda genel merkezden gelen ilk işaret olarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP Milletvekilleriyle yapılan kapalı grup toplantısında Cumhurbaşkanı adayını şu şekilde tarif etmişti; "Adayımız ekonomiyi iyi bilecek, soğukkanlı olacak, kavgacı olmayacak, Türkiye’yi kutuplaşmadan uzak tutacak. O sakin olacak. Sakince Türkiye’de demokrasinin taşlarının yerine oturmasını sağlayacak. O sakin olacak çünkü kavgayı ben vereceğim. Onun koşturmasına gerek yok. Çünkü ben koşturacağım.” 

Cumhurbaşkanı adayı belirleme açısından Parti Meclisinden tam yetki alan Genel Başkanın bu tarifinden sonra birçok isim telaffuz edilmeye başlandı. Öncelikle seçim tarihi henüz belli olmadan önce Kılıçdaroğlu'nun aklındaki ismin İlhan Kesici olduğuna dair ciddi kulis bilgileri mevcuttu. Bu nedenle doğal olarak iktisatçı adaylar arasında ilk sırada sakin kişiliğiyle de bilinen İlhan Kesici akla geldi. Sonrasında bir başka iktisat mezunu ve sakin bir yapıya sahip, Eskişehir'deki başarılarıyla  da bilinen mevcut Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen akla geldi. Ayrıca Kılıçdaroğlu'nun ifadelerinde "Onun koşturmasına gerek yok çünkü ben koşturacağım" açıklamasından ötürü. "81 yaşında bir Cumhurbaşkanı adayı yoğun seçim performansını kaldırabilir mi, 81 şehri karış karış dolaşabilir mi?" gibilerinden gelen eleştirilere de öncesinden cevap gibi gelmişti. 

Hatta bu iktisatçı adaylar arasından akademisyen Özgür Demirtaş, AKP kurucularından ve eski Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener ve ters köşeden çıldırtma ihtimalinden mütevellit halen AKP Ankara Milletvekili olan ekonomiden sorumlu eski Başbakan yardımcısı ve eski Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın isimleri bile söylendi. Fakat gelinen son noktada Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği bu profille çok alakasız bir şekilde iktisatçı olmayan, hele sakin hiç olmayan bir kişi olarak Muharrem İnce'nin  ismi ön plana çıkmış durumda.





Şimdi akıllardaki en büyük soru işaretlerinden birisi; CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının ilan edileceği 4 Mayıs Cuma gününe sadece 2 gün kalan en fazla ön plana çıkan isim Muharrem İnce aday olacaksa Kılıçdaroğlu neden öncesinde böyle alakasız bir tarifte bulundu?

Böyle bir durumda akıllara iki ihtimal gelmekte; 
1) Kılıçdaroğlu'nun kapalı grup toplantılarındaki her şeyin basına yansıyacağını bildiği için AKP'yi ve yandaş basını ters köşe ederek bu beklenmedik ismi son güne kadar saklamak istedi.
2) Kılıçdaroğlu'nun içinden geçen isim hiç bir zaman Muharrem İnce değildi. Fakat parti yönetiminden ve tabandan gelen yoğun talep ve anketlerde CHP seçmenini en fazla konsolide eden ismin İnce olduğu gerçeği karşısında direnemedi ve Muharrem İnce'yi aday olarak sunmak durumunda kaldı. 

Sonuç olarak; CHP'de son güne kadar birçok isim üzerinden çeşitli anketler yapıldığı ve her an her şey olabileceği düşüncesiyle son güne bırakarak en ideal adayı bulma çabasında oldukları dile getirilmekte. Ayrıca Muharrem İnce de son günlerdeki sosyal medya paylaşımlarındaki umutlu mesajları ve kulislere yansıyan çevresindeki neşesiyle de dikkat çekmekte. Gelinen son noktada ise; CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının açıklamasına bir kaç gün kala Muharrem İnce'nin aday olacağına neredeyse kesin gözüyle bakılmakta. 

Bu blogdaki popüler yayınlar

TBMM’DE DİYANETİN BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE ALEVİLER UNUTULDU!

A Festering Sore: ‘Maraş Massacre on its 40th Anniversary’